TR Doktor

Diş Hassasiyeti

Sevgi BALOĞLU

Anahtar Kelimeler:

diş hassasiyetidiş hastalıklarısu içerken ağrıyan diş

Bir çok kişi soğuk, sıcak, tatlı, ekşi, çok asitli yiyecek veya içecekler tükettiğinde dişlerinde bir rahatsızlık hisseder.Halk arasında diş kamaşması olarak bilinen, ani tepki ve sızlamalara diş hassasiyeti denir.
Diş hassasiyeti oldukça yaygın görülen bir rahatsızlıktır.Zaman zaman meydana gelebilir.Diş hassasiyeti, özellikle soğuk yiyecek ve içeceklerin tüketildiği yaz mevsiminde kendini daha çok gösterir.Bununla birlikte, soğuk kış günlerinde, ağzımızdan nefes aldığımızda yine diş hassasiyeti ile karşı karşıya kalabiliriz.İlk önceleri hafif ağrılar şeklinde kendini gösteren diş hassasiyeti, önlem alınmaz ise ağız ve diş sağlığımızı tam anlamıyla kabusa çevirebilir.Dahaşiddetli ağrılarla karşı karşıya kalabiliriz.
Peki, diş hassasiyeti dediğimiz bu olgu nasıl meydana gelmektedir?Öncelikle bu konu hakkındaki bilgilerimi sizinle paylaşayım.
Dişin, kron dediğimiz dişeti üzerinde görünen kısmı, bir de diş kökü dediğimiz görünmeyen kısmı vardır.Dişin kron bölümü en dışta mine, ortada dentin ve en içte pulpa denilen üç kısımdan oluşur.Kök bölümü ise; en dışta sement, ortada dentin ve en içte pulpa denilen üç kısımdan oluşur.Dişin kron bölümündeki mine veya kök bölümündeki sement tabakalarında oluşan harabiyet sonucu, dentin tabakası ortaya çıkar.Dentin tabakasında, ancak mikroskop ile görülebilen binlerce dentin tübülleri dediğimiz, kanalcıklar mevcuttur.Diş hassasiyetine neden olan etkenler, içi sıvı dolu olan bu kanalcıklar vasıtasıyla, en içte bulunan aynı zamanda diş özü denilen yoğun damar sinir ağından oluşan bağ dokusunu uyararak, dişlerin kamaşmasına ya da ağrı duyulmasına neden olabilmektedir.
Çoğu zaman diş hassasiyetinin nedeni dişeti çekilmesi veya dişeti hastalıklarıdır.Dişeti hastalıkları ve dişetinin çekilmesi sonucu açığa çıkan sement tabakası, mineye göre daha yumuşak özellikte olup, dişlerin sert fırçalanmasıyla birlikte aşınır.Dentin tabakasının açığa çıkması ile, diş hassasiyetinin gelişmesi kaçınılmaz olur.Dişlerin fazla kuvvet uygulanmadan yumuşak hareketlerle, orta sertlikte bir diş fırçası kullanılarak, fazla aşındırıcı özelliği olmayan flor oranı yüksek bir diş macunuyla fırçalanması ile bu sorun engellenebilir.
Asitli yiyecek ve içecekler mine ve sementin aşınmasına, dolayısıyla dentinin açığa çıkmasına neden olabilir.
Bulimia (kusma hastalığı) ve Reflü hastalığında midedeki asitin ağıza gelmesi sonucu dişlerin dış tabakasında aşınmalar ve diş hassasiyeti gelişebilir.
Dişler üzerinde bulunan çatlaklar, dişteki dentin tabakasının açığa çıktığı küçük kırıklar diş hassasiyetine neden olabilmektedir.Ayrıca mine- dentin sınırına ulaşan küçük çürükler, dişlerde hassasiyetin gelişmesinde etken olabilir.Bu sorun yapılacak dolgu ile ortadan kalkacaktır.
Diş dolgusu sonrası da hassasiyet gelişebilir.Bu süre her kişi için farklılık gösterir.Bazı kişilerde bir gün hassasiyet olurken, bazı kişilerde bu süre bir kaç haftaya kadar uzayabilir.
Diş hassasiyetinin oluşmasında bir başka faktör, stres sonucu gelişen diş sıkma ve diş gıcırdatmadır.Dişlerin birbirine sürtünmesi ile birlikte dişin dış tabakasında bulunan mine aşınır ve dentin tabakasının ortaya çıkması ile birlikte dişte hassasiyet görülür.Diş gıcırdatan kişiler için yapılacak gece plağı ile minenin aşınmasının önüne geçilebilir.
Bazı kişilerde konjenital yani kalıtımsal olarak, dişin minesinin olmadığı veya ince olduğu vakalar mevcuttur.Bu tip durumlarda kişiler, tüm yiyeceklere ve içeceklere karşı dayanılmaz hassasiyet ve ağrı duyarlar.
Kanal tedavisi yapılmamış canlı dişlerde uygulanan diş beyazlatma işleminde kullanılan ürünler diş hassasiyetine sebep olabilir.Diş beyazlatma işlemi mutlaka flor uygulaması ile desteklenmelidir.
Görüldüğü gibi; diş hassasiyetinin ortaya çıkması için bir çok sebep vardır.Diş hassasiyeti yaşayan kişiler, mutlaka bir diş hekimine muayene olmalıdır.Hassasiyetin nedenine göre, tedavi yöntemleri farklılık gösterir.Dişler sert fırçalamaya bağlı olarak abraze olmuş ise; öncelikle fırçalama yöntemi hakkında kişi bilgilendirilmeli.Dişler, orta sertlikte bir diş fırçası ve flor oranı yüksek bir diş macunu ile, fazla kuvvet uygulanmadan yumuşak hareketlerle dişetinden dişe doğru fırçalanmalıdır.
Dentinin açığa çıktığı durumlarda flor uygulama işlemi yapılarak, hassasiyet giderilmeye çalışılır.Bununla birlikte, kron restorasyonların yapılması ile sorun giderilir.Diş hassasiyetinin aşırı olduğu durumlarda ise; kanal tedavisi işleminin yapılması gerekli olabilir.Dişler ve diş kökleri üzerindeki bakteri plağı ve diştaşları için, detertraj ve küretaj işlemleri uygulanmalıdır.Detertraj ve küretaj işlemlerinden sonra gelişen diş hassasiyetleri için, analjezik ve antienflamatuar özellikli ağız gargaraları tavsiye edilebilir.Dişeti çekilmesi dişeti ameliyatları ile düzeltilebilir.
Sağlıklı, mutlu, sevgi dolu günler dileğiyle…

Diğer İlgili Makaleler