TR Doktor

Çocuklarda Uyku Sorunları

Yapılan çalışmalarda uyku süresinin genetik faktörlerle ilgili olduğu ileri sürülmüştür. Çalışmalar çocukların %20 ile %30’unun aileleri tarafından önemsenen uyku problemleri olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çocukların bir kısmı uykuya dalma güçlüğü çekerken bir kısmında da gece sık uyanma şikayeti mevcuttur.

Zamanında doğan bebekte 24 saatin %75’i uykuda geçerken, 6. aya geldiğinde bu oran %50’e düşer. Gündüz uykuları 4 veya 5 yaşından sonra kesilir. Bebeklerde gece kısa süreli uyanmalar genelde gözlenir, ancak bir süre sonra uykuya yeniden dalarlar.  Pediatrik yaş grubunda, güçlükle uykuya dalma ve uykuyu devam ettirememe en yaygın uyku bozukluklarıdır ve okul öncesi yaşlarda çok yaygındır. Tekrarlayıcı gece uyanmaları ve uykuya dalmada güçlükler sözkonusudur.

Gece uyanma problemleri, uykuya dalma problemlerinden daha fazladır.  Anne babanın yardımı olmaksızın yerleşme, kendini rahatlatma ve uykuya dalma, çocuklarda öğrenilen davranışlardır. Eğer bir çocuk uykuya dalmak için annesinin yardımına (sallanma, kucağa alma) ya da özel etkinliğe (oyuncak, müzik) alışmışsa, gece uykusu içindeki uyku basamakları arasındaki fizyolojik uyanmalarında da bu çevre şartlarını isteyecektir. Uykuya dalma güçlüğü olan çocuklarda bu fizyolojik uyanışlarda anne baba müdahalesi ya da alışılmış özel davranışların yapılması gerekir.
Bu problemin en iyi tedavi yöntemi davranış tedavileridir, bu teknikler uyaran kontrolü ve dereceli söndürmeyi içerir
Okul çağı çocuklarında uykuya dalma güçlüğü ve uyuyamama problemleri daha çok anksiyeteye, üzüntüye, stres ve korkulara bağlıdır.

Bu problemler gece bir şeyden korkmaya, bir kabusa ya da gündüz olan travmatik bir olaya tepki olarak ortaya çıkabilir.
Birçok faktör uyku bozukluğu ile ilişkili bulunmuştur. Bebeğin mizacı, beslenme, fiziksel rahat oluş, süt alerjisi, evlilik çatışmaları ve ebeveyn psikopatolojisi bunların başlıcalarıdır. Memeyle beslenenlerde, suni beslenenlere oranla uyanma daha sıklıkla olmaktadır.

Maddi güçlükler, hastalık ve konut sıkıntısı gibi sosyal stresi olan ailelerin çocuklarında daha kötü uyku paterni olmaktadır. Annenin depresyonunun çocuğun uyku güçlükleriyle birlikte olduğuna dair çok kanıtlar vardır. Batı toplumlarında bebek ve çocukların anne babalarının yataklarını paylaşması oldukça yaygındır. Bir ve iki yaşındaki bebeklerde, İngiltere’de yapılan bir çalışmada anne babaları ile birlikte yatan bebeklerde gece uyanma oranı %35 iken, paylaşmayanlarda %7 bulunmuştur.

Çocukluk çağında sık görülmemekle birlikte, baş ağrısı, konvulziyonlar, beynin ilerleyici hastalıkları ve mental gerilik sendromları gibi nörolojik hastalıklarda da uyku bozukluğu görülmektedir.

Diğer İlgili Makaleler